|
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMUYGULAMADA
ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR
Ana okullarında ya da ana sınıflarında yeterli
öğretmen, personel, pedagog ve sosyal hizmet
uzmanı bulundurulmamaktadır.
Ana okulu ve ana sınıflarının mutfakları
girilecek gibi değildir. Beslenme kuralları
sağlıksız, uygulama gelişi güzel yürütülmekte bu
alana yeterli kaynak ayrılmamaktadır.
Devlet okullarındaki ana sınıfları dahil bütün
ana okulları çok yüksek ücretler istemekte, işin
ekonomik bütün giderleri velilerden
karşılanmaktadır. Bu alanda tam bir özelleştirme
ve keyfiyet söz konusudur.
Bu kurumların denetimlerine yönelikte bir çok
sorun yaşanmakta, sadece yılda bir kez
ilköğretim müfettişlerinin teftiş yaptığı ana
okullarında denetim işi "göstermelik" olmaktan
öteye geçmemektedir.
Ana okullarının bir çoğunun cicili, bicili,
albenili donanımları velileri yanıltmaktadır. Bu
tür görüntülerden çok sosyal, kültürel, sanatsal
ve sportif aktivitelerin yürütülmesini olanaklı
kılacak tesislerin varlığı araştırılmalıdır.
Bu kurumlarda var olan eğitimin oyun ve davranış
kazandırma bilincini öne çıkarması gerekirken,
bizde "kolej yarışı içindeki" kurumlara
dönüştürülmekte özellikle büyük kentlerdeki bazı
ana okulları ve devlet okullarındaki ana
sınıfları çocukları şimdiden "yarış atına"
dönüştürmeye başlamış durumdadır.
Bu kurumlarda önemli sorunlardan biriside ana
okulları ile ilköğretim kurumları arasında bir
bütünlük ve bağ olmamasıdır. Ana okulundan çıkan
çocuk ilkokul disiplinin içinde bocalamaktadır.
Burada ilköğretim kurumlarının 1. kademesinde
görev yapan öğretmenlerin okul öncesi eğitim
almamış olmasının etkisi bulunmaktadır.
Okul öncesi eğitim kurumlarının yedirip, içirme,
yatma, konaklama ve çocuk bakım evi olarak görme
anlayışı sorunları ve olumsuzlukları daha da
ağırlaştırmaktadır.
Evrensel eğitim normları ve değerlendirmeleri
incelendiğinde okul öncesi eğitimin çocuğun
yaşamında çok önemli yer tuttuğu görülecektir.
Bu bağlamda okul öncesi eğitim zorunlu hale
getirilmelidir
Kaynak-www.egitimsen.org.tr
|